![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Tarih yok oluyorDiyarbakırda salgın hastalıkları önlemek ve kentte yaşayanları korumak amacıyla kullanılan birçok tarihi hamam çeşitli nedenlerle yıkılırken, geriye kalanlar ise bakımsızlık, ihmal ve duyarsızlıktan dökülüyor. DİYARBAKIR’da salgın hastalıkları önlemek ve kentte yaşayanları korumak amacıyla kullanılan birçok tarihi hamam çeşitli nedenlerle yıkılırken, geriye kalanlar ise bakımsızlık, ihmal ve duyarsızlıktan dökülüyor. Sur İlçe Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Kaya, tarihi yapılar konusunda herkesi duyarlı olmaya çağırdı. Medeniyetlerin beşiği Diyarbakır’ın tarihi yapıları, uzun yıllardır gösterilen duyarsızlık, ihmal ve bakımsızlık yüzünden yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Kentte, Osmanlı döneminde salgın hastalıkları önlemek ve insanları bu hastalıklardan korumak amacıyla kullanılan tarihi hamamların birçoğu da, benzer nedenler yüzünden yıkıldı. Geriye kalanlar ise yok olma tehlikesi yaşıyor. Kayıtlara göre, Diyarbakır surlarında kente girişi sağlanan dört kapının yakınlarında hamamlar bulunuyordu. Ancak bu hamamların birçoğu ilgisizlik, açılan yollar ve benzeri gerekçelerle yıkıldı. 15’inci yüzyılda Akkoyunlular döneminde yapılan Mirza Hamamı ile Domat Hamamı 1’inci Dünya Savaşı sırasında, Yeni Kapı Hamamı 1882 yılında, Maristan Hamamı Gazi İlkokulu’nun yapımı sırasında yıkıldı. Kale, Alaaddin, Dilaver Paşa, Hüseyin Efendi, Bekir Paşa, Cadde, Cimşid Bey ve İpekoğlu hamamları da ihmal, duyarsızlık ve bakımsızlık nedeniyle yok oldu. Tarihi değerlere karşı duyarsızlık sürerken, ihmal, duyarsızlık ve bakımsızlığa karşı uzun yıllardır ayakta durmayı başaran Alipaşa, Melek Ahmet Paşa, Behram Paşa, Çardaklı, Vahap Ağa, Deve, Kadı ve Küçük hamamları da yok olmayla karşı karşıya. Söz konusu hamamlar her geçen gün biraz daha tahrip olurken, bazılarının içerileri çöplerle doldu. Bazı hamamların kubbeleri ise esnaf tarafından depo olarak kullanılıyor. El ele verilmeli Konuyla ilgili Güneydoğu Ekspres’e değerlendirmelerde bulunan Sur İlçe Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Kaya, tarihi yapıların belediyeye ait olmadığını belirterek, İl Kültür Müdürlüğü’nün bu konuda çalışmalar yürütmesi gerektiğini söyledi. Gerekli kaynağın ayrılıp, çalışmaların başlatılması gerektiğine dikkat çeken Kaya, “Ancak bu konuda yeteri duyarlılık gösterilmiyor. Bu yapılar belediyeye devredilse bunlarla ilgili projeler üretebilirdik ya da restorasyonlarını özel girişimcilere yaptırabilirdik. Ancak bize devredilmediği gibi çaba da gösterilmiyor” dedi. Tarihi yapıların tümüne acil bir şekilde müdahale edilmesi gerektiğine de işaret eden Kaya, şöyle konuştu: “Diyarbakır’ın basını, belediyeleri, yetkili kurumları ve toplumun bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Kentin tüm bileşenleri el ele verirse belki kaynak ayrılmasını sağlayabiliriz. Tarihi kurtarmak için el ele verelim. Herkes destek sunsun.” Vatandaşlar tepkili Söz konusu duruma vatandaşlar da tepki gösterdi. Sur İlçesi’nde esnaflık yapan Sait Başaran, uzun yıllardır Diyarbakır’a yapılan ihmalin, tarihe yapılmaması gerektiğini belirterek, “Tarihi yapılar birçok medeniyetin sadece Diyarbakır ya da Türkiye’ye değil, bütün dünyaya bıraktığı mirastır. Ancak dünya mirasları gözümüzün önünde yok oluyor. Yok efendim kaynak yokmuş, tarihi yapılar olduğu için özele verilemezmiş. Yıkılsın mı o zaman?” dedi. Hülya Sarıkaya ise, Diyarbakır’ın dünyadaki birçok kentin rüyasında göremeyeceği kadar tarihi dokuya sahip olduğuna dikkat çekerek, “Başka ülkeler 100-150 yıllık yapılarına bile büyük önem gösteriyor. Ancak ülkemizde binlerce yıllık yapılar yıkılmakla yüz yüze bırakıyor. Milyonlar gereksiz işlere harcanırken, tarih yok olmakla karşı karşıya bırakılıyor. Artık bir yerden işe başlanması gerekiyor” diye konuştu. Diyarbakır’da bulunan ve yıkılmakla karşı karşıya kalan hamamlar ve yapılış tarihleri şöyle: Ali Paşa Hamamı Ali Paşa’nın yaptırmış olduğu camii ve medresenin yanı sıra 1534 yılında onlara bir de hamam eklemiştir. Bu hamamında camii ve medrese ile birlikte Mimar Sinan tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Melek Ahmet Paşa Hamamı Melek Ahmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan bu hamamın yapımına 1564 yılında başlanmış ve 1567 yılında tamamlanmıştır. Behram Paşa Hamamı Behram Paşa tarafından 1564 yılında yaptırılan bu hamamdan Evliya Çelebi de söz etmiştir. Çardaklı Hamamı İbrahim Bey Mahallesi’nde bulunan bu hamam, Hüsrev Paşa Camisi ile birlikte 1521-1528 yılları arasında yaptırılmıştır. Vahap Ağa Hamamı Dağkapı’ya giden yolun solunda bulunan bu hamamın ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Soğukluk, sıcaklık ve halvet bölümlerinden meydana gelen bir hamam olup, özellikle halvet kısmı haçvari bir plan göstermektedir. Deve Hamamı Mardin Kapı yakınında, cadde üzerindedir. Bu hamamın da kimin tarafından hangi yılda yapıldığı belli değildir. Büyüklüğünden dolayı halk arasında Deve Hamamı olarak tanınmaktadır. Kadı Hamamı Diyarbakır Sefa Camisinin yakınında bulunan Kadı Hamamı’nın da yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, Evliya Çelebi bu hamamın isminin Eşbek olduğunu yazmıştır. Küçük Hamamı Melek Ahmet Paşa Camisine bitişik olan ve yapım tarihi belli olmayan bu hamam oldukça küçüktür. Soğukluk, sıcaklık ve halvet bölümleri bulunan hamamın üzeri kubbe ile örtülmüştür. Bu haber 40 defa okunmuştur.
|
GALERİSON YORUMLANANLARVİDEO ARA |
||||||||
|
Sitenin telif hakları Diyarbakır Turizm Derneğine Aittir. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||