![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Diyarbakır ve Turizm AyıbıDernek Üyemiz Yusuf AKGÜN'ün Diyarın Sesi Sitesindek iDiyarbakır ve Turizm Ayıbı Başlıklı Makalesi Bir yazıda mı okudum veya bir yetkiliden mi dinledim hafızam beni yanılttığı için net değilim ama yazı veya yetkili demişti ki 2006 yılında Mardin’e gelen yerli ve yabancı turist sayısı 600 bin, Diyarbakır’a gelen turist sayısı 60 bin. Her fırsatta her yetkilinin ağzından sürekli dinlediğimiz basit bir cümle vardır. Derler ki, ‘’Diyarbakır 33 medeniyete ev sahipliği yapmış, ciddi bir kültürel mirasa sahip, dinler, diller, kültürler diyarıdır. Diyarbakır’ın geleceği turizm yatırımlarındadır.’’ Ve yine derler ki, ‘’ sanayi Diyarbakır’da gelişmez ancak turizmi geliştirmek elzemdir.’’ Elbette ki son derece doğru ve önemli tepsilerdir bunlar ve doğrudur. Şimdi sormak gerekmez mi her zeminde konuşan etkili ve yetkili ağızlara. Burnumuzun dibinde bulunan Mardin ilimize gelen turist sayısındaki bu belirgin farklılığın nedeni ile ilgili hiç araştırma ihtiyacı duydunuz mu? Veya tersinden sormak gerekirse, Diyarbakır hava alanını ve transit geçiş yollarını kullanıp konaklama veya gezi programı gerçekleştirmeden Mardin’e neden turistler bu kadar ilgi gösteriyor. Yanlış anlaşılmasın lütfen, Mardin bu bölgenin önemli kentlerinden biri. Elbette ki Mardin’e veya başka kentlerde bu turizm ilgisinden payını almalıdır. Ancak Bölgenin her türlü manadaki merkezi olarak algılanan Diyarbakır da ki eksikliği ortaya çıkarmaktır soruların nedeni. 33 medeniyete ev sahipliği yapmış, insanlığın doğuş noktalarından biri olarak değerlendirilen, ilk yerleşim yerlerinin burada bulunduğu böyle kadim bir kent hak ettiği noktada değildir elbet. Ancak acı olan, bu gerçekliğin her kes ve her kesim tarafından farkında olunup ta, söylemin ötesine geçmeyen hamaset nutukları atılması ve palyatif bazı zoraki çözümlerin ötesinde reel anlamda hiçbir şeyin yapılmıyor olmasıdır. Son dönemlerde Dünyanın en önemli surlarının haline baktınız mı yakından. Ya da sur içerisinde dolaştınız mı alıcı gözle. Her fırsatta dinsel merkezdir dediğimiz Diyarbakır’ın camilerinin, kiliselerinin halini biliyor muyuz? Ya da aslında, kaçımız bir günümüzü ayırıp Diyarbakır’ın eşsiz tarihinde yolculuk yaptık. Her taşına baktık. Her köşesindeki tarihi kokladık. Sorun aslında tamda burada. Biz Diyarbakır lılar, Diyarbakır’ı tanımıyoruz. Belki de tanımadığımız içindir sessizliğimiz. Tanımadığımız kentin tanımadığımız tarihine biz sahip çıkamıyorsak, kim çıkabilir ki. Biz tanımıyor olabiliriz belki ama bu ülkede adı Turizm Bakanlığı olan bir kurumun 2023 stratejisinde belirlenen turizm güzergahları ( destinasyon ) içerisinde Diyarbakır güdük sayılabilecek bir yaklaşımla ele almaktadır. Şimdi sormak gerekmez mi? Bir taraftan açılım, Kürt realitesi, toplumsal uzlaşı veya farklı isimlerle adlandırdığımız bu süreçte Bakanlık programında bir cümle ile yer alan Diyarbakır’ın ve bölgenin var olan sorunlarını nasıl çözer ve nasıl açılım yaparız. İstencimiz odur ki , tarih sahnesinde var olan medeniyetleri bağrında barındıran bu kadim kentin turizm potansiyelinden hak ettiği payı almasıdır. Yine istencimiz odur ki, dinlere, dillere, kültürlere ev sahipliği yapmış ve halen yapmakta olan bu kadim şehrin tarihini ayakta dimdik tutabilecek gerekli yatırımların yapılması ve stratejilerin hayata geçirilmesidir. Bu nedenle, yerel ve genel yönetimlerin açılım tartışmalarını bir kültürel miras olarak ele alıp hayata geçirmeleridir. Bu haber 397 defa okunmuştur.
|
GALERİSON YORUMLANANLARVİDEO ARA |
||||||||
|
Sitenin telif hakları Diyarbakır Turizm Derneğine Aittir. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||